HAYAT SİGORTA POLİÇESİNDEN KAYNAKLANAN DAVALAR

En son güncellendiği tarih: 17 Nis 2019




Tüketiciler, kredi kullanırken Bankalar aracılığı ile sigorta şirketleri ile Hayat Sigorta Poliçesi imzalamaktadır. Hayat Sigorta Poliçesi; konut kredisi, bireysel ihtiyaç kredisi, vb. pek çok kredi türünde sıkça karşımıza çıkmaktadır.

Hayat Sigortası; Sigorta şirketinin, belli bir prim karşılığında sigortalının sözleşmede belirtilen süre ve hallerde yaşam kaybına uğraması veya sözleşmede belirtilen süreden daha uzun hayatta kalması halinde, sigorta poliçesinde belirtilen kişilere sigorta bedelini ödediği bir sigorta türüdür. Sigortacı, bu sigorta ile bir kimsenin belirli bir süre içinde veya sözleşmede belirtilen şart ve haller içinde ölümü veya o kimsenin sözleşmede belirtilen belli bir süreden fazla yaşaması ihtimalini ya da her iki ihtimali beraber sigorta edebilir. Bu hususta bir zorunluluk olmasa da genellikle kredi çekilirken tüm bankalar Hayat Sigorta Sözleşmesi yapmaktadır.

Hayat sigortası dünyanın her yerinde geçerlidir. Rizikonun gerçekleşmesi halinde hak sahipleri, rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren durumu beş gün içinde sigortacıya bildirmek zorundadırlar. Bütün belgelerin sigorta şirketine verilmesinden sonra sigortacı, sözleşme hükümlerine göre ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı on gün içinde hak sahiplerine öder. Poliçenin bulunamadığı durumlarda şirket kayıtları esas alınır.

Sigortalının vefatı ile Vefat eden sigortalının mirasçıları, kalan kredi borçlarının bankaya yada kendilerine ödenmesi için sigorta şirketine başvursa da, sigorta şirketleri tarafından ödeme yapılmamaktadır. Pek çok vatandaş, ölen sigortalının kredi borcunu ödemek zorunda kalmakta, büyük mağduriyet yaşamaktadır. Hayat Sigorta vefat teminatının tarafınıza ödenmemesi durumunda gerekli hukuki yollara müracaat edilmelidir.

Hayat Sigorta Poliçesinden kaynaklanan davalar; sigortalının vefatı veya sözleşmede belirtilen süreden daha uzun yaşaması halinde kişilere sigorta bedelinin ödenmemesi sebebiyle açılmaktadır. Sigorta şirketleri genellikle ‘’poliçenin sağlık bölümü boş bırakılmış, tüm sorulara hayır cevabı verilmiş, sağlıklı olduğu beyan edilmiş’’ şeklinde gerekçelerle vefat teminat tutarını ödemekten kaçınmaktadır. Yargıtayın bu konuda pek çok emsal kararları bulunmaktadır.

Sigorta şirketi aleyhine açılacak davalar; hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat davaları olarak açılacaktır. İspat yükü, Sigorta şirketine aittir. Bu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklar nedeniyle sigorta şirketi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkeme sigorta şirketi merkezinin veya sigortalının ikametgahının bulunduğu, sigorta şirketince açılacak davalarda ise davalının ikametgahının bulunduğu yerdeki ticaret davalarına bakmakla görevli mahkemelerdir. Hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı 2 yıldır.

Yargıtayın bu hususta emsal kararları olsa da bu tarz davaların uzman bir avukat eşliğinde takip edilmesi gerekmektedir











0 görüntüleme

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 9' da belirtilen, "Teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda, avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir." ilkesine dayanılarak hazırlanmıştır.