BOŞANMA DAVALARINDA EŞLER ARASINDA MAL PAYLAŞIMI

En son güncellendiği tarih: Haz 22


Türk Medeni Kanunu'nun 202. maddesi ve devamında eşler arasındaki mal rejimine ilişkin düzenlemeler bulunmaktadır. Türk Hukukunda yasal mal rejimleri; Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Mal Ayrılığı Rejimi, Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi, Mal Ortaklığı Rejimi olarak belirlenmiştir.

YASAL MAL REJİMİ VE SÖZLEŞMESEL MAL REJİMİ AYRIMI

Yasal mal rejimi, eşlerin bir sözleşme ile kanunda öngörülen mal rejimlerinden birini seçmedikleri sürece otomatik olarak kanun gereği seçmiş sayıldıkları mal rejimidir. Türk Medeni Kanunu 202/1 maddesi gereği Türk Hukuku'nda yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Sözleşmesel mal rejimi, TMK 202/2 maddesinde belirtildiği üzere eşlerin mal rejimi sözleşmesi ile belirledikleri ve istedikleri takdirde değiştirebildikleri mal rejimidir. Sözleşmesel mal rejimleri; mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığıdır.

OLAĞAN MAL REJİMİ VE OLAĞANÜSTÜ MAL REJİMİ

Edinilmiş mallara katılma rejimi, paylaşmalı mal ayrılığı, mal ortaklığı rejimi ve eşler tarafından anlaşılarak seçildiği takdirde mal ayrılığı rejimi olağan mal rejimleridir. olağanüstü mal rejimleri; mal ayrılığı rejiminin kanun tarafından yada hakim kararına dayalı olarak belirlendiği hallerde geçerli olur.

Eşler evlilik birliği süresince geçerli olacak mal rejimi türünü kanunda öngörülen mal rejimi türleri arasından seçebilirler. Taraflar istedikleri mal rejimini ancak kanunda yazılı sınırlar içerisinde seçebilir, kaldırabilir yada değiştirebilirler.

MAL REJİMİ SÖZLEŞMESİNİN GEÇERLİLİK ŞARTLARI

Mal rejimi sözleşmesi, ancak ayırt etme gücüne sahip olanlar tarafından yapılabilir. Küçükler ile kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızasını almak zorundadırlar. TMK 204. maddede ehliyet şartı belirtilmiştir. Mal rejimi sözleşmesi noterde düzenleme yada onaylama şeklinde yapılır. Taraflar evlenme başvurusu sırasında hangi mal rejimini seçtiklerini yazılı olarak bildirir. Mal rejimi sözleşmesinin taraflarca ve gerektiğinde yasal temsilci tarafından imzalanması zorunludur. Mal rejimi sözleşmesi evlenmeden önce veya sonra yapılabilir. Mal rejimi sözleşmesi imzalandığı sırada şarta bağlı olarak yada süreye bağlı olarak da yapılabilir. Medeni kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce evlenmiş olan eşler arasında bu tarihe kadar tabi oldukları mal rejimi devam eder. Eşler kanunun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak 1 yıl içerisinde başka bir mal rejimi seçmedikleri takdirde, bu tarihten geçerli olmak üzere yasal mal rejimini seçmiş sayılırlar. Taraflar aralarındaki mal rejimi sözleşmesini istedikleri zaman feshedebilir.

Olağanüstü mal rejimine geçiş, kanunda çeşitli durumlar için belirlenmiştir. Talep üzerine hakim kararı ile olağanüstü mal rejimine geçilebileceği gibi haklı bir sebebin varlığı halinde de geçiş mümkündür. Türk Medeni Kanunu 206. maddesinde, haklı bir sebebin varlığı halinde hakim, eşlerden birinin istemi üzerine mevcut mal rejiminin mal ayrılığına dönüşmesine karar verebilir.

Özellikle aşağıdaki hallerde haklı bir sebebin varlığı kabul edilir:

1-Diğer eşe ait malvarlığının borca batık veya ortaklıktaki payının haczedilmiş olması,

2-Diğer eşin, istemde bulunanın veya ortaklığın menfaatlerini tehlikeye düşürmüş olması,

3-Diğer eşin, ortaklığın malları üzerinde bir tasarruf işleminin yapılması için gereken rızasını haklı bir sebep olmadan esirgemesi,

4-Diğer eşin, istemde bulunan eşe malvarlığı, geliri, borçları veya ortaklık malları hakkında bilgi vermekten kaçınması,

5-Diğer eşin sürekli olarak ayırt etme gücünden yoksun olması. Eşlerden biri ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun ise, onun yasal temsilcisi de bu sebebe dayanarak mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir.


Talep Olmaksızın Kanun Gereği Olağanüstü Mal rejimine Geçiş

Mal ortaklığını kabul etmiş olan eşlerden birinin iflâsına karar verildiği takdirde, ortaklık kendiliğinden mal ayrılığına dönüşür.

Mal ortaklığını kabul etmiş eşlerden birine karşı icra takibinde bulunan alacaklı, haczin uygulanmasında zarara uğrarsa, hakimden mal ayrılığına karar verilmesini isteyebilir. Alacaklının istemi her iki eşe yöneltilir. Bu davalarda görevli mahkeme, borçlunun yerleşim yeri mahkemesidir. Alacaklı tatmin edildiği takdirde eşlerden birinin istemi üzerine hâkim, mal ortaklığının yeniden kurulmasına karar verebilir. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle edinilmiş mallara katılma rejimini kabul edebilirler. Mal ayrılığına geçildiği takdirde, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, eşler arasında önceki mal rejiminin tasfiyesi, bu rejime ilişkin hükümlere göre yapılır.

Mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki

Eşler veya mirasçılar arasında bir mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, aşağıdaki mahkemeler yetkilidir:

1)Mal rejiminin ölümle sona ermesi durumunda ölenin son yerleşim yeri mahkemesi,

2)Boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme,

3)Diğer durumlarda davalı eşin yerleşim yeri mahkemesi.


EDİNİLMİŞ MALLARA KATILMA REJİMİ (YASAL MAL REJİMİ)

2002 yılında yürürlüğe giren kanun ile edinilmiş mallara katılma rejimi yasal mal rejimi olarak kabul edilmiştir. Eski Medeni kanun döneminde evlenen eşler arasında 31.12.2001 tarihine kadar geçerli olan yasal mal rejimİ; mal ayrılığı, 01.01.2002'den sonra geçerli olan yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir.

Edinilmiş mallara katılma rejimi, edinilmiş mallar ile eşlerden her birinin kişisel mallarını kapsar. Edinilmiş mallar, her eşin bu mal rejiminin devamı süresince karşılığını vererek elde ettiği malvarlığı değerleridir.


EDİNİLMİŞ MALLAR

1. Çalışmasının karşılığı olan edinimler,

2. Sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve kuruluşlarının veya personele yardım amacı ile kurulan sandık ve benzerlerinin yaptığı ödemeler,

3. Çalışma gücünün kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar,

4. Kişisel mallarının gelirleri,

5. Edinilmiş malların yerine geçen değerler.


KİŞİSEL MALLAR

Aşağıda sayılanlar, kanun gereğince kişisel maldır:

1. Eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşya,

2. Mal rejiminin başlangıcında eşlerden birine ait bulunan veya bir eşin sonradan miras yoluyla ya da herhangi bir şekilde karşılıksız kazanma yoluyla elde ettiği malvarlığı değerleri,

3. Manevî tazminat alacakları,

4. Kişisel mallar yerine geçen değerler.

Eşlerin giysileri, spor malzemeleri, takıları gibi taşınır mallar kişisel mal olarak kabul edilebilir.

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle, bir mesleğin icrası veya işletmenin faaliyeti sebebiyle doğan edinilmiş mallara dahil olması gereken malvarlığı değerlerinin kişisel mal sayılacağını kabul edebilirler. Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

Belirli bir malın eşlerden birine ait olduğunu iddia eden kimse, iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. Eşlerden hangisine ait olduğu ispat edilemeyen mallar onların paylı mülkiyetinde sayılır. Bir eşin bütün malları, aksi ispat edilinceye kadar edinilmiş mal kabul edilir. Her eş, yasal sınırlar içerisinde kişisel malları ile edinilmiş mallarını yönetme, bunlardan yararlanma ve bunlar üzerinde tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Aksine anlaşma olmadıkça, eşlerden biri diğerinin rızası olmadan paylı mülkiyet konusu maldaki payı üzerinde tasarrufta bulunamaz.


MAL REJİMİNİN SONA ERMESİ VE TASFİYE

Mal rejimi, eşlerden birinin ölümü veya başka bir mal rejiminin kabulüyle sona erer. Mahkemece evliliğin iptal veya boşanma sebebiyle sona erdirilmesine veya mal ayrılığına geçilmesine karar verilmesi hâllerinde, mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer.

Tasfiye nasıl yapılır?

Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesi ile tasfiye aşaması başlar. Tasfiye eşler arasında bir anlaşma ile yapılabileceği gibi, tarafların tasfiye konusunda anlaşamaması halinde tasfiye davası açılır. Eşler arasındaki edinilmiş mallara katılma rejimi, boşanma yada evliliğin iptali ile sona erer ancak tasfiyenin yapılabilmesi için kesinleşmiş boşanma yada iptal kararı gereklidir. Tasfiye davasında zamanaşımı yoktur. Her eş, diğer eşte bulunan mallarını geri alır. Tasfiye sırasında, paylı mülkiyete konu bir mal varsa, eşlerden biri kanunda öngörülen diğer olanaklardan yararlanabileceği gibi, daha üstün bir yararı olduğunu ispat etmek ve diğerinin payını ödemek suretiyle o malın bölünmeden kendisine verilmesini isteyebilir. Eşler karşılıklı borçları ile ilgili düzenleme yapabilirler.

DEĞER ARTIŞ PAYI ALACAĞI

Eşlerden biri diğerine ait bir malın edinilmesine, iyileştirilmesine veya korunmasına hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın katkıda bulunmuşsa, tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır; bir değer kaybı söz konusu olduğunda katkının başlangıçtaki değeri esas alınır. Böyle bir malın daha önce elden çıkarılmış olması hâlinde hâkim, diğer eşe ödenecek alacağı hakkaniyete uygun olarak belirler. Eşler, yazılı bir anlaşmayla değer artışından payı almaktan vazgeçebilecekleri gibi, pay oranını da değiştirebilirler.

EŞLERİN PAYLARININ HESAPLANMASI

Eşlerin kişisel malları ile edinilmiş malları, mal rejiminin sona ermesi anındaki durumlarına göre ayrılır. Eşlerden birine sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumlarınca yapılmış olan toptan ödemeler veya iş gücünün kaybı dolayısıyla ödenmiş olan tazminat, toptan ödeme veya tazminat yerine ilgili sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurumunca uygulanan usule göre ömür boyunca irat bağlanmış olsaydı, mal rejiminin sona erdiği tarihte bundan sonraki döneme ait iradın peşin sermayeye çevrilmiş değeri ne olacak idiyse, tasfiyede o miktarda kişisel mal olarak hesaba katılır.

Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda; Silivri Hukuk Bürosu olarak eşler arasındaki uyuşmazlık ve çözüm süreci profesyonel şekilde yürütülmektedir. Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalar, Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi, Mal Ayrılığı Rejimi,Paylaşmalı Mal Ayrılığı Rejimi,Mal Ortaklığı Rejimi konusundaki davalar, mal rejimi sözleşmeleri, Av. Esra Akyıldız Yaşar tarafından takip edilmektedir.

Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği Madde 9' da belirtilen, "Teknolojinin ve bilimin olanak tanıdığı her tür ortamda, avukatlık mesleğinin onur ve kurallarına, avukatlık ünvanının gerektirdiği saygı ve güvene, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen "Avukatlık Meslek Kuralları"na aykırı olmayacak şekilde kendisini ifade etme hakkına sahiptir." ilkesine dayanılarak hazırlanmıştır.